Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
142 / Musahabe 6_________________________________________ “Bizim Târikimiz sohbetledir.” buyurmuştur ki, Ebû Bekr Şıddîk -radıya.1 lahu anh- tarîkidir. ■ Gerek Hazret-i Sıddîk ve gerekse bircümle ashâb-ı kirâm -radıyallahu anhum- sohbeti ile istifâza eylemiş lerdir. Sohbetin terakki ve tasfiye husûsusunda pek çok faydalan vardır. Sahâbe-i kirâmın cümlesi âlimdi, fakat hepsi sülük ve teslîk bilmezlerdi. Kendileri mu- habbet-i Nebeviyye ve teveccüh-i Hazret-i Peygamberî ile Cenâb-ı Hakka vâsıl olurlardı. Bu kâfî gelirdi. Feyz göze görünmez. Meselâ, incir ve üzüm gibi meyve büyür ve güneşten istifâde ederse de kemâle gelinceye kadar güneşten gıdâ aldığını bilmez. Bir sâ- lik feyz alır, terakkî eder. Fakat aldığı feyz ve terakkisi ni bilemez. Çünkü feyz göze görünmez. Dünya seriu’z- zevâl ve fânidir. Ukbâda ecr u sevâb ise ebedîdir. Hadîs-i şerifte: “Hayra delâlet eden o hayrı işleyen gibidir^07 bu- yurulmuştur. Bir kimse bu hadîs-i şerifin sırrına mâ-sa- dak olarak yüz kişiyi hayra delâlet etse, onların her bi- rerlerine bir sevâb verilmiş ise, delil olana yüz sevâb verilmiş olur. İşte irşada memur olanlar da bu noktada terakkî ediyorlar. Feyyaz-ı Mutlak hazretleri bilcümle ihvân-ı dînimizin medîne-i vücûdlarını mâ-i hayât-ı şe riatla İska ve kalblerine de zülâl-i feyz-i tarikatla ihyâ buyursun. Âmin. Nitekim bir kimse hamamda sıcağı hisseder, fakat, 107. Keşfü’l-hafâ / II/480; el-Askerî'den.

