Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1 36 / Musâhabe 6______________________________________ ___ Bu İtibarla bu hadîs-i şerife ikinci mânâyı vermek uygun olur. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ı bilmeyen ve tanıma yan, Cenâb-ı Hakk’tan korkmayıp ma’siyet işleyen kim seye hakîkî âlim denilmesi caiz olamaz. ' Âlim billâh olan, halkı, garazsız ve ücretsiz hiçbir menfaat mukâbili olmayarak livechillâh Hakk’a, şerîat-ı mutahharanın emirlerine davet eder. Nitekim: “Siz insanlar için (insanlığın fâidesi için gayb- dan, yahut levh-i mahfûzdan seçilip) çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsizin, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışırsınız.”100 buyurul muştur. hadîs-i şerifte de mübtedâ ile haber ikisi de mârife durumundadır. Mübtedâ harf-ı târif ile mârife, haber de izâfette mârife. Bu hadîse iki sûretle mânâ verilmek caizdir. 100. Âli İmrân Süresi /110. Hiçbir peygamberin ümmeti, vâris-i enbiyâ merte besine nâil olamamıştır. Yani, hiçbir peygamberin üm metine emr-i bi’l-mârûf ve nehy-iani’l-münker vazifesi verilmemiş ancak bu va?îfe ümmet-i Muhammed'e tev- dî ve ihsân buyurulmuştur. Bu vazîfeyi îfâya memur olan ümmetin hayırlısın dan murad; ulemâ-yı. zâhir değildir. Zira ulemâ-yı rü sum denilen zâhir ulemâsına peygamber vârisi denile mez. Çünkü “İrs" tâbiri bir pederden evlâda bilâ-kesb intikal eden şeye denir. Ulemâ-i zâhirin ilmi ise irsî de ğil, kesbîdir. Medreselerde tahsil edilir, vehbî değildir. Vehbî olmayan ve kesbî bir ilme irs tâbiri sahîh ola maz, ulemâ-yı zâhire de vâris-i enbiyâdır, demek asla doğru olamaz. Âyette:

