Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
104 / Musahabe 6 Her kuşun ağzında ve iki ayağında da birer tane olmak üzere üç tane ateşte pişmiş kiremit gibi sert kurşun taş vardı. Her taşın üzerinde kime isâbet edeceği yazılı idi. Bu taşları kuşlar kâfirlerin üzerine attılar. Her taş bir kâfire dokunur deler, öbür tarafından kurşun gibi çı kar, derhal onu öldürürdü. Taşların mercimekten büyük nohuttan küçük olduğu tefsirde rivâyet edilmiştir. Taş lar, helâk ettikleri kimseleri ekinin sapı gibi veya kapçı ğı gibi içi yenmiş boş çöp gibi yapmıştır. İşte Kâdir, Kayyûm olan Hakk subhânehû ve teâlâ hazretleri kuşlarla ve kuşların attığı taşlarla insanlara kudret-i kâhiresini, ibretbahş olmak üzere izhâr buyur muştur. Bunu her mü’min ve akıl sâhibi kabûl eder. Sa dece kalbi ölü, basireti kör olanlar kabûl edemez. Bu fil vakâsını müşrikler de aynen görmüş oldu ğundan bu sûre-i celîle nâzil olduğunda müşriklerden inkâr eden blr ferd bile olmamıştır. Fil vakâsı velâdet-i Nebeviyye’den elli dört gün ev vel vukû bulmasına rağmen o vakâyı “Görmüş gibi bil medin mi? Bildin!” mânâsına “Görmedin mi?” şeklinde vârid olmuştur.'. . , \ ’ Geçmiş ümmetlerin helâklerine sebep olan zelzele, tufan, saika gibi gadab-ı İlâhîyi bazı tabiiyyûn, maddî sebeblere hamlederek inkâr etmişlerdir. Halbuki Hakk sübhânehû ve teâlâ hazretleri fermân-ı Mecîd'inde: “Biz onlardan her birini isyanları sebebiyle mu aheze ettik, onlardan bazıları üzerine şiddetli rüz-

