Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 / Musahabe 5 ____________________________________ Şah Veliyullah Dihlevî der ki: Birr, insanın mele-i âlâya boyun eğmesini, Allah'ın ilhamına kavuşmada kendinden geçmesini Hakk'ın muradı içinde fânî olma sını gerçekleştirmek (ve kendisini olgunlaştırmak) üze re işlediği her bir ameldir. Cenâb-ı Hakk’a ve Rasûl’üne inkıyad haletini ifâde eden feyze mânî perdeleri gideren her bir ameldir. Âyet-i kerîmedeki "ism” lügatte günah demektir. Bu münâsebetle şaraba, kumara, işkenceye, cezâya yani günahın cezâsına da “ismH denir. Bir günah işlemek mânâsına masdar olur. Asim, günahkâr; esîm yalancı demektir. Cem’i “âsam” gelir. Râgıb el-lsfahânî’ye göre ism, insanı sevaptan geç bırakan fiillerin adıdır. Yalana da ism denilir, çünkü o da günah cümlesindendir. İsm, birr'in mukabilidir. "Birr, nefsi emin ve mutmain kılan, vicdâna zevk veren, ism de göğsünü vicdânını tırmalayan şeydir." meâlinde- ki hadîs-i şerîf bu iki kelimenin tefsirini değil, hükmünü tazammun ediyor. İsm, şer’an ve tab’an kaçınılması vâcib olan şeydir. Seyyid Şerif Cürcânî, ism; ukûbete hakk veren günah tır. Onunla ancak haram olan şeyler kasdolunur. Zenb ile aralarında fark vardır. Zenb bilerek ve bilmeyerek yapılan günah; ism, bilerek işlenen ve fâili cezâya hakk kazanan günahtır.

