Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
202 / Musahabe 5 Feraset, bir şeyi dikkat ve teemmül ile, isâbetle id rak etmek mânâsına gelen “teferrüs”ten İsimdir. Rey ve idrakte ince, derin ve isâbetii olmak demektir. Şu sûret- le târif edilmiştir: 1-Kalbde olana muttalî olmak. 2- Yakînen keşfetmek, gaybı görmek. 3- Kalbinde mânâların idrakine yarayan ve parla yan nûrlar yükselmek. Mü’minlerin ferasetinden sakınmak tavsiyesi gü nah yapmaktan ictinab etmek lüzûmuna işarettir. Çün kü öyle feraset erbabı vardır ki, mânevî müşahede ile günahkârın içini görür. Onu utandıracak sözler söyler ve utandırır. Bununla beraber bu hadîs-i şerîfde zeka ve ihtisas ehline karşı saygı göstermeğe de delâlet ol sa gerektir. 343. Mü’min iki defâ aldanmaz: “Mü’min, bir yuvadan iki defâ ısırılmaz (yani uyanık olan bir mü’min iki defâ a/danmaz, dikkatle gözünü açar)" Müşrik şairlerden Ebû Gırre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i hicveden azılı düşmanlardandı. Be dir muhârebesinde esir olmuştu. “Kızlarım var, öksüz kalacaklar, fakirim...’’diye yalvarınca Rasûl-i Ekrem - sallallahu aleyhi ve sellem- bir daha müslümanlar aley hinde hicivde bulunmamak şartıyla ve kendisinin de

