Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
8 / Musahabe 4 Ondan sonra buyurdular ki: "Hak teâlâ hazretleri mahlûkâti yaratmak dilediği zamanda o nûru taksim edip dört güz kıldı: Evvelki cüzden kalemi halk etti, ikinci cüzden levhi halk etti, üçüncü cüzden arşı halk etti, dördüncü cüzü taksim edip dört cüz kıldı. Onun dahî evvelki cüzünden arşı yüklenen melekleri halk etti, ¡kincisinden kürsîyi halk etti, üçüncüsünden geri kalan melekleri halk etti, dör düncü cüzünü yine taksim edip dört cüz kıldı. Evvelki sinden gökleri halk etti, ¡kincisinden yerleri halk etti, üçüncüsünden cennet ile cehennemi halk etti, dördün cü cüzünü yine taksim edip dört cüz kıldı: Evvelkisin den mü'minlerin gözlerinin nûrunu halk etti, İkincisin den kalblerin nûrunu halk etti ki o mârifetullahdır, üçün cüsünden dillerin nûrunu halk etti ki o dahî tevhid olup demektir." İbn-i Merzûk -rahmetullahi aleyh- naklinde Haz- ret-i Hüseyin -radıyallahû anh- Fahr-i Âlem -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretlerinden şöyle fivâyet eylemiş tir ki; “Âdem -aleyhisselâm-'/n halkından ondört bin yıl evvel Rabbimin karşısında bir nûr idim." Haberde vârid oldu ki, Allah tebâreke ve teâlâ haz retleri Âdem -aleyhisselâm-’ı halk ettiği zaman o nûr-u Muhammedi’yi -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazret-i Adem -aleyhisse|âm-’ın zâhirine koydu, şöyle ki alnın da zâhir olup geri kalanın nûruna galip oldu.

