Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mescid ve Namaz / 29 İmam-ı Haşan -radıyallahu anh-'ın rivayetine na zaran Mesâcidle murad secde mümkün olan her yer dir, yer yüzünün kâffesine şâmildir. Zîrâ Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz: “Benim İçin yeryüzünün küllisi mescid kılındı. ” bu yurmuşlardın Bu da Hâtemü'l-enbiyâ -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- efendimizin hasais-i nebeviyyelerindendir. Di ğer ümem-i sâlifede ibâdet yalnız mescidde ifâ olunur du. Cenâb-ı Allah’ın halkettiği hiçbir yerde. Cenâb-ı Al- lah'dan gayriye ibâdet etmek ve tapmak câiz olamay- cağı bu âyet-i celîlede beyan buyurulmuştur. Bu âyet-i celîlede; mescide giren kimseye zikir et mesi emri vardır. Zîrâ “Allah’la berâber gayriye çağır mayın." demek “Allah teâlâyı çağırın, O’nu anın, Onu zikredin.” demektir. Şirkten nehyetmek, tevhidle emir etmektir. Binâenaleyh mescid-i şerîfe giren kimsenin bu âyet-i celîleye imtisâlen tevhidle girmesinin sünnet olduğu Fahr-i Râzî’nin beyânâtındandır. Câmie girer ken sağ ayakla girmek ve çıkarken de sol ayakla çık mak sünnettir. İmam-ı Süfyân-ı Sevrî bir gün mescide girerken sol ayağını basıp girdi. Hâtifden bir ses işitti ki:

