Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
110/ Musahabe 4 böbürlenme duygusu gider. Nefis açlıkla kırıldığı kadar hiçbir şeyle kırılmaz. 4- İnsan açlıkta belâları unutmaz, zararlara ve âfetlere dûçâr olanları unutmaz. Tok olan açları unutur, aç olanlar ise açlığın ve belâların elemlerini bilirler. Elemleri, fakirleri ve zayıfları unutmazlar. 5- Açlık bütün mâsryet arzularını kırar, devamlı kö tülüğü emreden nefsin (nefs-i emmâre) üzerine basar. 6- Açlık, insana betâet ve hamakat veren fazla uy kuyu def eder, çok yiyen ise çok içer, çok içen çok uyur, çok uyuyanın gafleti artar. Kimin gafleti artarsa hüsrâna uğrar ve nedâmeti artar. Bu sebeble meşâyih-i kirâm müridlere: “Çok ye meyiniz, çok içmeyiniz, bu sebeble çok uyursunuz ve hüsrâna uğrarsınız.” diye buyurmuşlardır. 7- Açlıkta ibâdete devâm kolaylaşır. Toklukta ise ibâdet zorlaşır, ibâdete devâm ise daha güçleşir. 8- Açlıkta bedenler ve uzuvlar sıhhatli olur, hasta lıklar def olur. Çünkü umûmiyetle hastalıkların sebebi çok yemek, çok içmek, çok uyumak, kan fazlalığıdır. Hastalık ibâdetlere mânî olur, kalbi huzursuz eder, ibâ det şevkini kırar. 9- Gayet sade bir hayat sürer, sıkıntısı olmaz. Az yemeği îtiyad edinen az mala kanaat eder. Bu sebeble Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "İktisada riayet eden fakra dûçâr olmaz.”yani maişetinde orta yolu tu tan fakir olmaz buyurmuşlardır.

