Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 / Musahabe 3 “Biz gaflet ettik. Onlar namaz kılarken hücum edip birden bire onları bastırmalı idik.” dediler. Ve ikindi na mazında hücum etmek üzere tedbir alınca Cenâb-ı Hak -azze ve celle- hazretleri Habîbini küffârın hazırlı ğından haberdar etmek ve düşman karşısında boş bı rakmayarak cemaatle kılınacak namazın sevabını fevt etmemek üzere bu âyet-i celîleyi Cibrîl-i Emîn ile inzâl buyurmuştur. Salât-ı havfde yani düşman karşısında bilfiil muhâ- rebede bulunulduğu bir zamanda cemaatle iki fırka olarak münâvebe ile namaz kılmak câiz olmuştur. Fa kat düşman ile bilfiil harb ederken namazı te’hir ederek bilâhare kazası lâzım geleceğini imam Âzam ictihâd etmiştir. imam-ı Şafiî’ye göre İse te’hiri câiz olmayıp hem muhârebe eder ve hem de îmâ ile olsun namazını edâ eder. Bir kere Hendek Harbi’nde şöyle bir hâdise vukû bulmuştur: Hazret-i Ömer -radıyallahu teâlâ anh- harbin deva mından dolayı ikindi namazını edâya fırsat bulamamış ve keyfiyeti Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem/e arz ve şikâyet edince buyurulmuş ki: - Vallahi ben de henüz ikindi namazını kılamadım. Güneş battıktan sonra yani akşam namazı vakti girince evvelce ikindi namazını kaza ve sonra da ak şam namazını edâ etmişlerdir.

