Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
72 / Musahabe 3 jj i ^ı ^ ^As cifi yrî ¿ı öQ "Ben, ulûhiyetle muttasıf mâbûd-i bi’l-hakk ve ibâdete müstahak mâbûd-i bi’l-hak ancak benim. Benden gayri mâbûd-i bi’l-hakk olmayınca bana lâ- yıkıyla ibâdet ve hüsn-i edebe riâyet ve cemî âzâ ve cevârihinle beni zikir için teveccüh-i tâm ile tevec cüh ederek namazı ikâme et ki beni zikredesin ve cemî âzânla şükür etmiş olasın.”46 buyuruluyor. Salâtın kalble, lisanla ve cemî âzâ ile ibâdâtı câmî efdal ibâdet olduğuna bu âyet-i celîlede işâret duyurul muştur. Evvelce icmâlen ibâdeti ^^ lâfz-ı şerifiyle emir ve beyân buyurduktan başka ayrıca da salât ile emrolunmuştur ki bu da namazın şanına ihtimâm ve îtinâ lâzım olduğunu beyân ile efdal ibâdet olduğuna İşârettir. Kâdî ve Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile: "Benim zikrim için namazı ikâme et.” beni zikret mek için ikâme et demektir. Zikir de şükürdür. Nitekim hadîs-i kudsîde duyurulmuştur: lilj ^'^j Ijl ݱbl ^1 ¿,¿1 t (^JIju ¿11 Jls “Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki: Ey benî Âdem,'be ni zikrettikçe şükrünü ifâ etmiş olursun ve beni unuttuk- 46. Tâhâ Süresi /14

