Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
58 / Musahabe 3 “Rabbin teâlânın medh ü senasına müdavim ol duğun halde gün doğmazdan ve batmazdan evvel nekâısten tenzîh et kİ, âhlrette Allah’ın sevâbından razı olasın ve Allah teâlâ da senden râzı olur.”34 Gün doğmazdan evvel dünya umûruyle meşgul ol madan, sabah vakti kalbin sâfî olduğu ve gün batmaz dan evvel de maîşet müzayakasından ve çalışmasın dan kurtulup meşguliyetten hâlî bir zaman olacağından gerek kable't-tulû ve gerekse kable’l-ğurûb yani gün doğmazdan ve gün batmazdan evvel teşbihlerle meş gul olmayı dünyevî her umûr üzerine takdim etmek ge rekir. Ta ki Rabb teâlânın rızâsı hâsıl olsun. Tefsîr-i Hâzirim beyânı veçhile tulû-ı şemsten ev vel teşbih ile murâd: Sabah namazı, ğurûbdan evvel teşbih ile murâd ikindi namazı, ânâi’l-leylde teşbih ile murâd; akşam ve yatsı namazları, etrâf-ı nehârda teş bih ile murâd öğle namazıdır. İşte bu âyet-i celîlede dahî beş vakit namaza işâ- ret vardır. Kur’ân-ı azîmü’ş-şânda ve ehâdis-i sahîha- da beş vakit namaz hakkında sarâhat olduğu gibi asr-ı saâdetten bu zamana kadar beş vakit namazın farzı- yetine icmâ-ı ümmet ve ittifak vardır. Hiç bir müslüman beş vakit namazın farzıyetini inkâr etmez ve edemez. Meğer ki münkir-i Hak ve hakîkat ola. Mîrâc-ı Nebevî’de beş vakit namazın farzıyetinden îtibaren Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- 34. Tâhâ Sûresi / 130

