Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mîrâc-ı Nebî / 47 Bu Mîrâc-ı Nebevî, mûcizât-ı Nebevî’nin en büyü ğüdür. Bu urûç safhası tabiat ve âdet haricinde îcâzkâr bir takım esrâr-ı ilâhiyeyi tecellî ettirir. Bu mübarek mî- râc gecesinde maddî kanunları durduran zaman ve mekân gibi mesafe ve mikyas mefhumlarını kaldıran, sâmianın, bâsıranın ve aklın şartlarını dışarı atan o hâ- hk, fâtır, kayyum, muktedir olan zü’I-celâl veî-cemâl te- âlâ ve tekaddes Hazretleri Habîb’ine; ubudiyet maka mına bihakkın mazhar olan abd-i ehassına mülk-i me- lekûtundan arştan ferşe kadar bütün ukbayı ve cennet ve cehennemi seyrân ettirmiştir. Peygamberimizin Hak Teâlâyı Rü’yeti Riyâdu’n-Nâsıhîn’de -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz hazretleri şöyle buyuruyor: "Mîrâc gecesi Rabbimi ka!b gözüyle gördüm." Hak Sübhânehû ve teâlâ hazretleri bana: "Konuş benimle yâ Muhammedi” buyurdu. Ben hayretten dona kaldım. Sonra Allah teâlâ benim gönlü me ilham etti de ben: odjlj o^lj i oÇâJÎ Dedim. Bunun üzerine Allah teâlâ: Buyurdu. Ben de mukâbeleten:

