Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mîrâc-ı Nebî / 45 ^Ijû JİjiJl ^jj^Cı 'Gözle gördüğü şeyi hayata hamledip de kalbi tekzîb etmedi ve Hak olduğunu tasdîk etti.” C^lij^> <Sjj olj JMj ^IT^ ^jjto ^^ ^jjl^l ('i) "Siz Rasûlün gördüğü şeyi tekzîb eder ve gör düğü şey üzerine mücâdele mî edersiniz? Zât-ı ulû- hiyetime yemin ederim ki o Rasûl, Cibril’i gördüğü gibi merre-i uhrâda bir de kurb-i Hak’dan dönüşün de (yani inişte) Cibril’i sûret-i asiiyesiyle Sidre-i Müntehâ indinde gördü.” Evvelki görüşü de cebel i Hıra’da ilk vahy zamanında olmuştur ki o zaman Cib ril’i sûret-i asliyesi ile Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- görünce derhal secdeye kapanmıştı. Bunun üzerine Cibrîl-i Emin de benî âdem suretine temessül edip girer ve Rasûlullah’a yaklaşır, secdede alnına ya pışan taşları silerdi. “Sidre’nin yanında şehidlerin ervahına ve mut- takîlere mesken olan cennet-i me’vâ vardır." I#* 0 * I q 1 * 4 'A) lîjt^l *ij CjIjI ^ c£İj -^ “Sidre’yi örten İlâhî tecellî tamamıyla bürüdüğü zaman o mehâbetli manzarayı gören göz -yani nûr-ı İlâhî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in gözü- hayrette

