Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
28 / Musahabe 3 sallallahu aleyhi ve sellem- hicret-i nebevî’den bir sene sekiz ay evvel vuku bulmuştur. Ve rûh maa'l-cesed vâ- kî olmuştur. Gerçi havsala-i akliyesi mahdûd, zayıf olan bazı kimselerden mîrâc-ı nebevinin rûhen veya hut rüyâ ile olduğu kanaatinde olanlar bulunmuş ise de hem zayıf ve hem de çürük bir kavildir. Mîrâc-ı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sa bahleyin ashâbrna haber verince müşrikler tekzîbe kal kışarak birbirlerine koşuşmuşlar ve yeni müslüman ol muş, daha îmânı kuvvet bulmamış bazı kimselerin te- reddüd ve inkârına sebep olmuşlardı. Eğer rüyâ ile ol muş olsa idi hiç bir kimsenin îtirâzına hedef olmazdı. Çünkü rüyâda havsala-i beşerin kabul edemeyeceği ah- vâl-i garibe görülebilir. İşte mîrâc-ı nebevi rûh maa’l-ce- sed olması muhakkaktır ki müşriklerin akıllan da hayre te düştüğünden hatta Ebû Bekir -radıyallahu anh-’in ya nına gelmişler; "Gördün mü arkadaşın ne söylüyor?” de mişler. Hazret-i Ebû Bekir de; “Bundan daha ziyâdesini söylese Rasûlullah’ı yine tasdîk ederim!” demesi üzeri ne “sıddîk" unvânına mazhar olmuştu. Kâdir-i mutlak olan Hâhk teâlâ ve tekaddes hazret lerinin habîbini cismen âlây-ı illiyyîne urûç ettirmesi yed-i kudretindendir. Nitekim iki âyet-i celîlesinde de İdris ve İsâ -aleyhimesselâm-'ı semâya ref kıldığı mu- sarrahtır.13 İdris -aleyhisselâm-’ın altıncı semâda ve 13. "Habîbiml Zikret Kur’ân'da idris’in ahvalini. Zîra idris, sözünde sâdık ve hak olan söz ve tasdikte nihayete varmış bir nebiyy-i zî-şân idi. Biz O'nu âlem-i ulvî olan semaya kaldırdık." Meryem Sûresi / 56-57. "Allah himâye-i İlâhîsi ve hıfz-ı sübhânisi ile îsâ’yı semâya kaldırdı." Nisa Sûresi /158.

