Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
240 / Musâhabe 3 --------------------------------------------------------------------- Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile Nuh -aleyhisselâm- kavminden gördüğü ezâ ve cefâya karşı onların aleyhi ne bedduâ etmesi onlardan intikam almak gibi olup, bu ise nefsinin arzusuna tebean hareketle daha evlâ olan hayır duâyı terk demek olduğundan nefsi için de İstiğ fara lüzum görmüş ve istiğfar etmiştir. Müşrikler Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sel- lem- efendimizi Uhud harbinde yaraladılar. Ve mübâ- rek dişini kırdılar ve mübârek yüzünü al kana boyadı lar. Ashâb-ı kirâma bu hal pek ağır geldi. Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- dedi ki: - Ya Rasûlallah anam babam sana fedâ olsun, Nuh Peygamber kavmine bedduâ ile: buyurdu. Eğer sen dahî bize bedduâ etseydin cümlemiz helâk olurduk! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz de: ^i (4111 yahut diye duâetti. Yani: “Ya Rab! Benim kavmimi sen mağfiret eyle ve sen hidâyet eyle. Zîra onlar bilmezler." buyurdu. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz hazretlerinin sabr ve afvı derece-i kemâlde idi. Gerçi Hendek harbinde Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz küffâra bedduâ edip;

