Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
182 / Musâhabe 3 -------------------------------------------------------------------- var halinde bulunmasıdır. Bu da âyet-i celîleden istifa de edilen bir mânâdır. Bu âyetin sebeb-i nüzûlü: Cihâd farz kılınmazdan önce bir kısım mü’minler: “Hangi ibâdet Allah’a çok sevimlidir? Allah bize bildirse de onu işlesek!” derler imiş. Bunun üzerine: “Allah kendi uğrunda saf bir îmân ve temiz bir vicdân ile çarpışan o erleri sever ki onların gönülleri sanki çelikten metin bir kal’a yahut onların gönülleri bîr emel, bir mefkure uğrunda birbirine kurşunla ke netlenmiş sanki yalçın bir duvar...” buyurulmuş. Bu âyetle Cenâb-ı Hak îmândan sonra kendisine en sevimli ibâdetin “Allah yolunda cihâd...” olduğunu bildirmiştir. Fakat hayat bahasına mâl olan bu ibâdet mü’min- lerden bir kısmının hoşuna gitmemiştir. Bu defâ Ce- nâb-ı Hak mü’minleri irşâd ve te’dîb İçin: “Ey îmân edenler! Yapmayacağınız işi niçin yaparız dersiniz? Allah yanında en mebğûz olan şey, sizin yapmaya cağınız şeyi yaparız demenizdir!"146 buyurmuştur. Bu tefsir İbn-i Abbas’dan da rivâyet olunmuştur. Nesefî tefsirinde de şu muhtasar sebeb-i nüzûl kay dedilmiştir. Bazı kimseler Rasûlullah'a gelerek: “Ben ga- zâda şöyle yaptım, böyle yararlık gösterdim...” diye söy lenirler imiş. Halbuki bu sözler hilâf-ı vâkî olması üzerine: 146. Sâf Sûresi / 2-4

