Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Cihâd/ 173 Oruçlunun kalbi her zaman Allah ile meşgul olup sevâba nâil olduğu gibi mücâhidin de her zamanı, ecir ve sevabı rnüstelzim hâlis ibâdettir. Tevbe Sûresi’nin bir âyetinde meâlen: “Allah yo lunda mücâhidlerin ne bir susuzluk, ne bir yorgun luk, ne bir açlık çekmeleri, ne de düşmandan bir muvaffakiyete nâil olmaları olmaz ki mukabilinde kendileri için mutlak bir hâlis amel yazılmış bulun masın. Çünkü Allah muhsinlerin ecrini zâyî, et- mez.”’36 buyuruluyor. Hadîsin son fıkrasında Allah yolunda cihâd eden mücâhid için şöyle bir İlâhî kefâlet haber veriliyor. Mücâhld gazâ meydanında şehid olursa Allah’ın inâyeti ile hesapsız azâbsız derhal cennete gideceği, şehid düşmez de sâlimen evine döner ise eli boş değil, ya ecr ü sevâb ile, yahut hem sevâb hem de ganîmet ile birlikte döneceği vaad edilmiş bulunuyor. Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’den rivâyetle Ra- sûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: - Her. kim Allah’a ve onun Rasûlüne îmân eder de namaz kılar, ramazanda oruç tutarsa onu cennete koy mak Allah üzerine bir hak olur. O kimse ister Allah yo lunda cihâd etsin, isterse içinde doğduğu toprağında evinde otursun. 136. Tevbe Sûresi / 120

