Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Sehâvet / 141 sen kendini aç koydun, dedi. Genç köle de şöyle ce vap verdi: ■ - Bu mekân köpek yeri değildir. Bildim ki bu kelb uzak yerden gelmiş ve çok acıkmıştır. Onu aç gönder meği revâ görmedim. Onun karnı doysun da ben bir gün aç kalır oruç tutarım. Bu sözü işitince Abdullah bin Cafer yanında hazır bulunanlara hitâben dedi ki: - Bana niçin bu kadar cömertlik yapıp malını dağı tırsın diye levmederler. Meğer ben cömert değilmişim, bu genç benden daha cömerttir. Abdullah bin Câfer o genç köleyi ve o beklediği bahçeyi sâhibinden satın alıp genç köleyi âzâd etti, bahçeyi de ona bağışladı. Böylece yukarıda zikredilen iki hadîs-i şerîfin sırrı- nâ mazhar oldu. Hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştu: “Cûd ve sehâ ile mevsûf olunuz ki Cenâb-ı Allah hakkınızda cömertlikle muâmele buyursun..." Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki: ''Sen infâk et ben de sana infâk edeyim.” İşte bu genç köle bir saat içinde hem kölelikten ve hem de fakirlikten kurtuldu ve hem de dünyaca zengin oldu. Âhİretce nâil olacağı mükâfât-ı ebediyye ise şüp hesiz daha büyüktür.

