Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Zekât / 137 der arkasında ücretle yük çekerek -yani hamallık ede rek- iki avuç hurma kazanır ve kazancından sadaka verirdi. Bugün ise bunlardan bazılarının yüzbinlerle serveti vardır. Vâkidî'nin beyânına göre en ziyâde para ile tasad- duk eden zât Abdurrahman bin Avf -radıyallahu anh’dır. Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- efendi miz ashabını sadaka ve zekât vermeğe teşvik buyu runca Abdurrahman bin Avf -radıyallahu anh- mâlik ol duğu sekiz bin dirhem servetinin yarısını, dört bin dir hemi tasadduk etmiştir. Ve: “Ya Rasûlallah! Servetimin nısfını işte getirip Cenâb-ı Hakk’a ikrâz ediyorum. O bir yarısını da âileme koydum.” demiştir. Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- efendi miz de duâ buyurup: "Verdiğin ile alıkoyduğun malına Allah teâlâ bereket versin.” demiştir. Rasûlullah -sallal lahu aleyhi ve sellem-’in bu duası hürmetine Abdurrah man bin Avf -radıyallahu anh-’ın malında geniş bir feyiz ve bereket hâsıl olmuştur. Hatta irtihalinde milyonu mütecâviz bir servet âilesine kalmıştır. Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’den şöyle rivayet olunmuştur: Bir kere Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- huzûru- na bir kimse (Ebû Zer) geldi. "Ya Rasûlallah! Ecir ve sevap cihetiyle hangi sadaka büyüktür.” diye sordu. Buyurdular ki:

