Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
122 / Musahabe 3 “Re’sü’l-mâlden zekâtın verilmesi serveti azaltmaz belki bereketini tezyid etmiş olur." öXİ ^If- <*jG jjl ^j5 Öl <—>=j (^^ ^1 ^ “Cenâb-ı Hak ¡bâdına İhsan ve îtâ buyurduğu ni metlerin âsârını görmek ister." Ulemâda tedris ümerâ da âdâlet, ağniyâda tasadduk gibi. jUl ^ üLiJl çji »lijJl jjü “Malının zekâtını vermeyen kıyâmet gününde nâr-ı cahîmdedir." duyurulmuştur. Zekât, Arapça’da malın artıp çoğalması mânâsına- dır. Çünkü maldan zekatı çıkarıp vermek malda bere ket celbine, nefsin cömertlik fazileti ile donanmasına sebep olur. Zekâtın bir mânâsı da tahârettir, zîra zekât malı habâsetten, nefsi de pintilikten temizler. Zekâtta tezkiye, tezkiyede de nemâ ve artma mâ nâsı vardır. Zîra zekât, malın dünyâda halef ukbâda sevap cihetinden artmasına sebep olur. Nitekim Allah teâlâ: “Her neyi hayra harcarsanız, Allah onun arka sından karşılığını verir.”94 buyuruyor. Zekâtın tahâret mânâsı ile ilgili olarak Allah teâlâ: 94. Sebe Sûresi / 39

