Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 / Musahabe 2 ------------------------------------------------------------ dı ziyâdeyi nefyetmez ve hâfızlan bu dörde tahsisi de istilzâm etmez. Nitekim evvelki hadîste Sâlim ve ibn-i Mes'ûd -radıyallahu anhümâ- olduğu halde bu hadîste zikredilmemiştir. Enes bin Mâlik -radıyallahu anh- rivâyet eder: 1 Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Übeyy bin Kâ’b’a hitâben: "Allah bana Beyyine Sûresi’ni muhakkak sana okutmaklığımı emretti.” buyurdu. Bunun üzerine Übeyy: “Ya Rasûlallah -sallallahu aleyhi ve sellem-Allah benim adımı da açıktan andı mı?” diye sordu/Rasûlullah: “Evet, andı!” diye tasdîk buyurdu. Bunun üzerine Übeyy bin Kâ’b sevincinden, sürûrundan ağladı.44 işte bu hâdis-i şerîf, Übeyy bin Kâ’b -radıyallahu anh-’ın Cenâb-ı Hak -azze ve celle- tarafından nâil ol duğu iltifât-ı sübhâniyesine hiç bir ashâbın iştirâk etme diği âlî bir menkıbedir. Bu cihetle Hazret-i Ömer -radı- yallahu anh- Übeyy bin Kâ’b’a çok hürmet ederdi ve on dan istifade ederdi ve seyyidü’l-müslimîn yani müslü- manların ulusu der idi. Müşârün-ileyh Hazrecîlerden, Neccâr oğullarındandır. Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- teravih namazını cemaatla kıldırmaya memur et mişlerdir. Bu Beyyine Sûresi’ni Übeyy’e okutması şüp hesiz ki ona tâlim içindir. Bu sûrenin şâir ashabdan mümtâz olarak Übeyy bin Kâ’b’ın okumasının sebebi de Übeyy’in ashâb-ı kurrâdan 44. Tecrîd-i Sarih Tercemesi, 10/22

