Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
20 / Musahabe 2 ------------------------------------------------------------ her ne zaman Kur’ân’ı işitseler mânâsını öğrenmeğe sa’y ederler ve hak olduğuna îtikad ederek ihlâs üzere îmân ederler. Ve Allah teâlâ hazretleri onların kalblerine ittikâsını da verir ki onlar, kalblerindeki ittikâ -Cenâb-ı Allah korkusu- sebebiyle Kur’ân’ı azîmü’ş-şânın hep emirlerine imtisal ve nehyinden ictinâb ederler. Binâenaleyh her kimin ki kalbinde ittikâsı zayıftır yani Allah teâlâ korkusu azdır, o kimsenin Allah teâlâ hazretlerinin emirlerine imtisâli de o nisbette zayıf ve gevşek olduğu gibi nehyinden de içtinâbı ona göre za yıf ve az olur. Zîra tâkvânın esâsı; emr-İ celîl-i İlâhî İle memur ol duğu şeylerin cümlesini edâ eylemek ve nehiy buyur muş olduğu menhiyâtın da cümlesini terk etmekten ibâ- rettir. Mü’minlerin îmânlarının ziyâdeleşmesine sebep olan şey de: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretlerinden işittikleri Kur’ân-ı azîmü’ş-şân ile ehâdîs-i nebeviyedir. Sûre-i Ankebût’da: 0° o 0 ' fi $ aUI jlj IlLüu ^âjJI^J lu Ij^aI> ¿H*^b “O kimseler kî onlar bizim dînimize yardım için mücâhede ettiler. Elbette biz onlara doğru yolumu zu tevfîk ederiz. Halbuki Cenâb-ı Allah’ın muavene ti erbâb-ı ihsân ile beraberdir.”12 12. Ankebut Sûresi / 69

