Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
90 / Musahabe 1 “Dinde şekk eden şol kimseler ki, vahdâniyet-i İlâhiyye’ye delâlet eden âyât-ı celîlede mücâdele ederler. Lâkin bu mücâdeleleri kendilerine vahy ile veyâ ilhâm ile gelmiş kavî bir hüccet ile değildir. İş te Cenâb-ı Hakk’a karşı mücâdele eden kimselerin helâkleri Allahu Teâlâ indinde ve Allah’a îmân eden mü’minler indinde pek güzel oldu. Böylece Allahu Teâlâ nâsı zararlandıran her zâlimin ve halk üzerine tekebbür ve iftihâr eden her mütekebbirin kalbini mühürler.”69 Fahr-i Râzi’nin beyânı veçhile: Delilsiz olarak yapılan mücâdele bâtıl olduğu gibi, sâhibinin de. helâkine sebep olmuş olur. Ve hakkı isbât için delile istînat ederek edilen mücâdelenin de hak ol duğuna bu âyet-i celîle delâlet eder. Küfr üzerine ısrar eden kimsenin kalbi şekavetle me’lûf olduğundan taş gibi sertleşir. Binâen-aleyh, hak kelâmı kabul etmemekte ağzı kapalı ve mühürlü bir sandık gibi içine bir şey giremez. Ve hak üzerine delâ let eden delilleri kabûl etmez. Gene Fahr-i Râzi’nin beyânı veçhile: Kalbi, mütekebbir ve zulm ile muttasıf olan kimse de merhamet ve şefkat olmayacağından bu iki sıfat on ların haksız olarak mücâdelelerine ve azâba müstahak olmalarına sebep olacağına bu âyet-i celîle delâlet eder. 69. Mü'min Sûresi / 35.

