Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
54 / Musahabe 1 LMi ^Ç:i ^^ ^u-p '¿Çji ü^Î '¿u'dij Uu w J^cj Uj «U (j^jj ^ ajjA ¿T*5 ^ Uj**^ '"; \ ; ” , ' ; ıi »> ' cjlsi jj aLS ¿y> Ijbj cjîIİj ^ıv^ ûjyKJl \i i ' JlİekjÜj jJLJl I^JJİ ^^^^J^^^ ^^ qL-J qLI “Habîbim! Geçmiş rasullere kitab inzâl ettiğimiz gibi biz sana da Kur’ân gibi muazzam bir kitab inzal ettik. Binâen-aleyh, şu kimseler ki, biz onlara kitab verdik, onlar sana verdiğimiz Kitab’a îmân ederler ve şu Ehl-i Mekke’den de Kur’ân’a îmân edenler vardır. Halbuki bizim âyetlerimizi inkâr etmez, illâ kâfirler inkâr ederler. Yâ Ekreme’r-Rusül! Sen Kur’ân'ın inzâlinden evvel bir kitab okur ve sağ elinle yazı yazar olma dın. Eğer vahyden evvel okur yazar olsaydın, müş rikler senin hakkında şübhe ederlerdi. Belki Kur’ân kendilerine ilim verilen fâzılların kalblerinde hak ol duğuna delâlet eden delâil-i vâzıha ve âyât-ı beyyi- nedlr. Hakka delâlet eden âyetlerimizi İnkâr etmez, İllâ zâlimler inkâr ederler.”36 Çünkü Kur’ân, üslûb-i hakîmi ve mânâ-yı garîbi ve nazm-i bedîi ile hârikulade mûcizdir. Vâcib Teâlâ Haz retleri Kur’ân’ın ehl-i ilmin kalbinde mahfûz olduğunu beyânla tahrîf olunamayacağına işaret etmiştir. Binâen- 36. Ankebut Sûresi / 47-49.

