Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'ân-ı Kerîm / 49 gibi üzerimize semâyı parça parça düşürmedikçe veyahut bize karşı Allah’ı ve melekleri getirip gös termedikçe biz sana imân etmeyiz, demekle azâbın gelmesini veyâhut Cenâb-ı Allah'ı ve melekleri görmek istediler. Ve daha bununla da kanâat etmeyerek dediler ki: 4- Veyâhut senin için altından gümüşten yapıl mış müzeyyen bîr ev olmadıkça. 5- Veyâhut sen semâya çıkmadıkça biz sana imân etmeyiz, demekle imânlarını muhâle tâ’lik ettiler. Ve bilhassa Kur’ân’a îmân etmeyeceklerini beyân et mek üzere dediler ki: 6- Yâ Muhammedi Sen bizim üzerimize açık bir kitâb inzal edip o kitâbı bize okumadıkça biz sana ve Kur’ân’a imân etmeyiz, demekle bir takım mûcizât istediler. Bunlara cevâb olmak üzere. “Habibim! Sen bunlara “Beni terbiye eden Rab- bimi cemî nekâyıstan tenzih ederim. Zîrâ ben ancak sizin gibi beşer oldum. Ve taraf-ı İlâhîden sizi irşâd için rasûlüm!” de.”32 buyuruldu.” Taberî, Hâzin, Nisâbûrî tefsirlerinde beyân olun duğu veçhile: Mekke’nin eşrâfı Kâbe’nin damında toplanarak Ra- sûlüllah'ı dâvet ettiler ve dediler ki: "Yâ Muhammedi -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- 32. İsrâ Sûresi, 90 - 93

