Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
38 / Musahabe 1 gesi başınızın üstüne geldi. Ne mutlu o kimseye ki, ona îmân edip de, o dahî ona hidâyet eyleye... Vay o bed bahta ki, ona isyân ve muhâlefet eyleye... Yazıklar ol sun ömürlerini gaflet ile geçiren ümmetlere... Ey Cemâat-i iyâd! Hani âbâ vü ecdâd? Hani mü zeyyen kâşâneler ve taştan hâneler yapan Âd ve Se- mûd? Hani dünyâ varlığına mağrûr olup da kavmine hitâben “Ben sizin en büyük rabbinizim!” diyen Firavun ile Nemrûd? Bu yer, onları değirmeninde öğüttü, toz etti. Kemik leri bile çürüyüp dağıldı. Evleri de yıkılıp ıssız kaldı. Yerlerini şimdi köpekler şenlendiriyor. Sakın onlar gibi gaflet etmeyin. Onların yoluna gitmeyin. Her şey fâni dir. Ancak Cenâb-ı Hak bâkîdir. Birdir, şerîki ve nazîri yoktur. Tapılacak ancak O’dur. Doğmamış ve doğur- mamıştır. Bizden evvel gelip geçenlerde bize ibret ola cak şey çoktur. Ölüm ırmağının girecek yerleri vardır ama çıkacak yeri yoktur. Küçük büyük hep göçüp gidi yor, giden geri gelmiyor. Kat’î bilirim ki herkese olan ba na da olacaktır." Hâtemü’n-Neblyyîn -sallallahu teâlâ aleyhi ve sel- lem- Efendimiz Kuss İbn-i Sâide hakkında şöyle buyur du: “Ümîd ederim ki Cenâb-ı Hak Kuss ibn- i Sâide’yi ayrıca bir ümmet olarak ba's eyleye..."

