Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
114/ Musahabe 1 Dünyâ, bir nesnedir ki, gönlü Hak Sübhânehû ve Teâlâ’dan alıkor. Ve Hak’tan gayrı mal, evlâd ve esvâb ve riyâset gibi şeylere meftun eder. y ^i ^? j ^ı^i ^ Sı ıpi biJJi £.Î ç ■ <jjj*jlül (,a ¿Ujls ¿US JÂi j^ j 4JI ^S “Ey mü’minler! Emvaliniz ve evlâdınız sizi Al lah’ın zikrinden ve üzerinize farz olan ibâdeti eda dan meşgûl etmesin. Eğer bir kimsenin emvâl ve evlâdı ferâizini edâdan onu meşgul ederse onlar za rar görücüler ve hüsranda kalıcılardır.”79 79. Münâfıkun Sûresi / 9. 80. Necm Sûresi / 29. Kezâ: “İ’râz et o kimseden ki, o kimse zikrimizden i’râz etti ve yüz çevirdi ve o kimse hayât-ı dünyâdan başka bir şey murâd etmez.”80 nass-ı kâtı’dır. Her ne ki dünyâdır, belâ-yı cândır. Ve ehli dahî dünyâda tefrika sahibi ve âhirette nedamet ve hüsran ehlindendir. Onun hakîkatta terkinin alâmeti; onun vücûdu ile ademi müsâvîolmuş ola. Bu mânânın husûlü de erbâb-ı cemiyyetsiz müteassirdir. Kalbin selâmet bulması da ancak mâsivâ-yı Hak Celle ve Alâ’nın nisyânı ile hâsıl olur ki, ona fenâ tabir olunur. Tefekkür etmek gerektir

