Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
80 Kenzü’l -İrfan Fî Ehâdis-i Nebiyyi’r-Rahmân 65O. Edâ-yı salâh gözeten [Namaz vaktini bekleyen] kimse, namaza durmuş gibidir. Namazını eda edinceye kadar sevap istimrar [sevap de vam] eder. 651. Mescitte oturup, namaza muntazır olan [bekleyen] kimse; bilfiil na mazda bulunmuş gibidir. 85.BAB: TEVBE VE İSTİĞFAR 652. İstiğfar, insanın sahife-i a‘mâlinde [amel defterinin sayfalarında] nur gibi parlar. 653. Günahından tevbe eden kimse günah etmemiş gibi olur. Bir taraftan istiğfar, diğer taraftan günahında ısrar eden ise el-iyâzu-billah [Allah sak lasın] Cenab-ı Hak ile istihza [alay] etmiş gibi olur. 654. Bir kimse kalben ve kâtiben [lisanla] (<¿1 yk-ıl) “estağfirullah” zikr-i şerifine devam ederse; Cenab-ı Allah o kimsenin gamlarını feraha ve müzayakasını vüsate [sıkıntısını genişliğe] tebdil ile; me’mul olunmadık [umulmadık] bir taraftan kendisini merzûk eder [rızıklandırır], 655. Tevbe ve istiğfarla günah-ı kebâir [büyük günahlar] af olunduğu gibi; mükerreren [tekrar tekrar] irtikab edilen [işlenen] günah-ı sağır [küçük günahlar] dahi, kebîre a'dâdına [büyük günahlar sırasına] dâhil olur, demektir. 656. Tahkîken [gerçekten], ben günde yetmiş defa Cenab-ı Hakk’a tevbe ederim. 657. Tahkîken, ben günde yetmiş defa Hazret-i Allah’tan mağfiret isterim. 658. Kalbinde nedamet [pişmanlık] olmadığı halde, yalnız lisanen [dille] edilen istiğfar yalancılar tevbesidir. 659. Cenab-ı Hakk’a tevbe ediniz. Tahkîken, ben günde yüz defa Cenab-ı Allâh’a tevbe ederim.

