Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Bunun cevabını da "Kalb fena bulduktan sonra kalbe gelen havatır kalbe zarar vermez, aksine kalb vazifesini yapmaya devam eder." Hük münde buldum. Esad Efendi, İbadet ve ahlak gibi çeşitli konulardaki hadislerden derle diği "Kenzül-İrfan" adlı eserini neşrettiğinde onun bu eseri büyük hüsn-i kabule mazhar oldu. O'nun Türkçeyi kullanmaktaki liyakati ve şiirlerindeki başansını Necip Fazıl şöyle ifade etmektedir: "Esad Efendinin Kenzü'l-İrfan isimli eserinde asli metne ve Osmanhca'ya büyük bir sadakat ve hâkimiyet müşahede etti ğimizi belirtmek borcundayız... Ana dili Türkçe olmakla beraber aynı kuvvetle Arapça, Farsça ve Kürtçe de bilirdi. Divanı ve diğer eserleri buna delildir. Türkçeyi kullan maktaki mahareti Hüseyin Vassaf Bey' in ifadesiyle "selîka-i kalemiyyesi ve tarz-ı ma'nadaki tevcihi kendisin sahife-i edebiyatta sername-i mübahat eyliyecek derecededir." Esad Efendi’nin birçok halifeleri vardır. Onun, halifeleri arasında en meşhuru ise Adanalı Ramazanoğlu Mahmud Sami Efendi hazretleridir. Eserleri; 1-Kenzü'l-İrfan: Ahlak, ibadet ve takva gibi muhtelif konularda derlen miş 1001 hadis-i şerifin tercüme ve izahından ibarettir. Eser Osmanlıca olarak Mahmud Bey Matbaasında iki defa neşredildi. (İstanbul, 1317, 1327) 2-Mektubat: Bilhassa Erbil' de bulunduğu sırada muhib ve müridlerine yazdığı tasavvufi mahiyette yüzelli dört mektubtan müteşekkildir. Tama mına yakını Türkçe olmakla beraber birkaç arapça ve farsça mektup da vardır. Osmanlıca olarak Evkaf 1338/1919 ve Kâmil bey Matbaalarında 1341/1922 neşredilmiştir. 3-Dîvan; Türkçe ve Farsça şiirlerinin toplandığı eseridir. Aruz veznini büyük bir ustalıkla kullanan Es'ad Efendi, zaman zaman tasavvuf halk ede biyatı şairleri gibi şiirler ve onlara tahmisler de yazmıştır.

