Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
49 Allah Rasulü'nün Hadislerindeki İrfân Hazîneleri ki; dua eden kimse, duanın bidayet ve nihayetiyle, vasatında [başı, sonu ve ortasında] dahi salât u selâmı tekrar etmeli. Duadan akdem [önce] tasadduk ve yahut zikir ve fikir ve namaz gibi bir hayır işte bulunmalı. Cenab-ı Hakk’a hamd ü sena etmeli. Hulûs-i kalb, nezâfet [temizlik], taharet, istikbal-i kıble, izhâr-ı meskenet [acizliğini ortaya koyma], ezellül [alçalma, küçülme], tazarru', enbiyâ ve evliyaya tevessül [onlar hürmetine Allah'u Teâlâ’dan istekte bulunma], günahkâr ve mücrim [şuçlu] olduğunu itiraf ve ikrar ile tevbe ve istiğfar edip, ekl-i haramdan ictinab etmeli [haram yemekten kaçınmalı]. Şu suretle vâki olacak daavât-ı hayriyenin [hayırlı duaların] kabulü için iştibah [şüphe] olu namaz. Bunu da ilave edelim ki, nâsın bazısı her ne kadar Cenab-ı Hakk’ın kaza ve kaderine rıza gösterip; sükût eylemek cihetini [susmayı], dua üzerine tercih etmişlerse de ekser-i muhakkikin [araştırıcı âlimlerin büyük kısmı] mesâlih-i dünyeviye ve uhreviye [dünyevi ve uhrevi fay dalar] esbâbdan müteretteb [sebeplere bağlı] olduğunu ve dua-yı müstecab ise sebeplerin biri bulunduğunu beyan ile; duayı terk etmek, kazaya rıza göstermek fikriyle yemek yememek, şiddet-î şifâda [soğuk kış günlerinde] elbise giymemek, hastalıkta ilaç, muharebede silah isti'mal etmemek gibi bir takım harekât-ı na-meşrûayı [doğru olmayan işleri] irtikab [işlemek] kabilinden olur, demişlerdir. Hususiyle dua izhâr-ı ihti yaç ve Cenab-ı Hakk’a iltica olduğu için müstakillen [bağımsız] bir ibadet makâmına kâim olacağından [geçeceğinden;] şu halde lisânen dua ey lemek ve kalben Cenab-ı Hakk’ın kaza ve kaderine razı ve teslim olmak evlâ ve ercahtır [daha uygun ve layıktır]. 341. Ağrıyan dişinin üzerine şehadet parmağını koyup, Yâsin-i şerifin âhirini [sonunu], yani (dLC^I ji |Jjl) [eve-lem-yera’l-insanu] âyet-i kerimesini nihayetine kadar okumalı. Bi-iznillahi Teâla şifâ-yâb olur [Allah Teâla'nın izniyle şifa bulur]. 342. Sağ elini vücudundan rahatsız olan mahalle vaz edip [koyup,] yedi defa mesh ve her meshte Ju>-I U p ¿^ <ujAİJ ^ ?j" ^j^i [Eûzu bî-

