Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
43 Allah Rasulü’nün Hadislerindeki İrfân Hâzineleri 289.Cenab-ı Allah’ı ibâdına [kullarına] sevdiriniz ki, Allah sizi sevsin. Yani Cenab-ı Hakk’ın dünyada ihsan ettiği a‘za ve cevârih [uzuv ve or ganlar], sıhhat ve afiyet, rızık ve maişet gibi ta'dâdı adîmu’l-imkân olan [sayılması mümkün olmayan] niam-ı gûnagûn [çeşit çeşit nimetler] ile; mevt [ölüm], kabir, haşir, hesap, sırat hengâmelerinde [zamanla rında] müminin için mev‘ûd ve muntazar [vaat edilip ve hazırlanmış] olan merâhim-i celilesini [büyük rahmetlerini] gafil bulunan kullarına ihtar ve tezkâr ederek [uyararak ve hatırlatarak] muhabbetlerini celbe [çekmeye] sa‘y [çalışıp] ve gayret ediniz. 29O .Cenab-ı Allâh seninle bir şahsa hidayet ederse, senin için ondan hâsıl olacak ecir ve mesûbat [mükâfat ve sevap] o kadar büyüktür ki, üzerine Şems tulü eden [güneş doğan] eşyanın kâffesinden [hepsinden] hayırlı dır. 291 . Cenab-ı Allâh buyurmuştur ki: kulumun bana en ziyade makbul bir ibadeti hâlisan-li-vechillah [sadece Allâh rızası için] nâsa [insanlara] nasihat eylemektir. 39.BAB: TÖVBEKAR GENCİN FAZİLETİ 292 .Tahkîken, Hak Celle ve Âlâ hazretleri genç olan tövbekarları sever. 293 .Tahkîken, Allâh Teâla ve Tekaddes hazretleri şol bir genci sever ki, müddet-i şebâbını [gençlik çağını] takva ve taat-ı Bârı [Allah’a itaat etme] yolunda ifnâ etmiş [geçirmiş] olsun. 294 . Gençliklerinde ibadet eden nev-civanların [delikanlıların,] ihtiyar lıktan sonra ibadete başlayanlar üzerine olan fazlı; mürselînin sair, nâs [resullerin, başka insanlar] üzerine olan fazlı gibidir. 295 .Tahkîken, Cenab-ı Allâh ibadete devam eden gençleri, melâike-i ki rama gösterip onlarla mübâhât [öğünür;] yani izhâr-ı meserret ve azamet eyler [sevincini gösterir]. 296 . Cenab-ı Hakk’ın yanında tövbekar olan gençlerden sevgili bir şey yoktur.

