Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
30 Kenzü’l -İrfân Fî Ehâdts-i Nebiyyi’r-Rahmân 177. A‘mâl-i sâlihadan [sâlih amellerden] ayrılmayan kimsenin, iki rek‘at namazı; a‘mâl-i mahlûta ashabının [amelleri dünya ile karışık olan kişilerin] bin rekat namazından efdaldir. 178. Kavim ve kabilesi olmadığı halde, izzet ve rif‘at [yükselmek] arzu edenler; takva ve taata devam etsinler. 179. Cenab-ı Allah’a muti1 ve muttaki [itaatli ve takva sahibi] olandan başka kimse akıl değildir [Akıllı kişiler sadece Allaha itaatkâr olan takva sahipleridir], 25.B AB: HZ. PEYGAMBERİN ÜMMETİNİN FAZİLETİ 180. Mümin-i kâmilin [kâmil mü’minin] firasetinden hazer ediniz [sakı nınız;] zira kalbindeki nûr-ı İlâhi ile esrarınızı [sırlarınızı] keşfedeceği ağleb [yüksek] ihtimaldir. 181. Ümmetim mübarek bir ümmettir. Ashâb-ı kiram, tabiîn [Ashab-ı Kiram efendilerimizi görenler] ve tebe-i tabiîn [Ashab-ı Kiram efendilerimizi görenleri görenler] müstesna olduğu halde, ricâl-i üm metin [ümmetin fertlerinin] eslâf ve ahlâfından [önceki ve sonrakile rin] hangisi hayırlı olduğu bilinemez. Yani velayet ve uluvv-i derecâtı [velilik ve yüksek dereceleri] sadr-ı evvelde [ilk dönemde yaşamış] bulunan evliya-ı kirama hasr [kısıtlama] câiz olamaz. Çünkü Cenab-ı Hak hiçbir zamanda füyuzatını [feyiz ve bereketini] kullan üzerinden eksik eylemez. 182. Yevm-i kıyamette Sırat Köprüsü’nden geçilirken, nâr-ı cahim [ce hennem ateşi] (geç yâ mümin; zira senin nurun, benim ateşimi söndürü yor) diyerek; mümin-i kâmile hitap eder. : 183. Ümmetimin kümmelîni [kâmil kişileri] yağmur gibidir. Evvelinden mi âhirinden mi; nâs [insanların] hangisinden ziyade müstefid. olacağı [daha fazla İstifade edeceği] malum [belli] değildir. 184. Mümin-i kâmil olan kimse, indallah [Allah katında] bazı melâike- den efdaldir [meleklerden üstündür], . . .

