Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
118 Kenzü’l -İrfân Fî Ehâdis-i Nebiyyi’r-Rahmân Söyle kimdir, hâzin-i dâniş-ver-i ulviyetin? Kim seni keşf etti? Ey Kenz-i Hakâyİk-İhtivâ! Himmet-i ulyâsı şöhret-gîr olan Arif midir? Eyleyen senden nikab-endâz-ı İşkâl u hafâ? Mürşid-i rûşen-güher, allâme-i ulvî-nazar, Şeyh-i Bistamî-siyer, minhac-ı Hakk’a pîşvâ... Hazret-i Es‘ad Efendi kim uluw-i şanını, Dâniş u irfanını; tasdik eder ehl-i nuhâ.. Teng-destân-ı meâni-İ hadis-i envere Kenz-i irfan açtı, ol genç-ver-i irşâd u tukâ. Hikmet-i vakte göre cem‘-i ehâdîs eyleyip, Türkçe medlûlâtını tezyîle kıldı i‘tina. “Kellimu’n-nâse” hadis-i intibah-efzâsına İmtisâlen, meslek-i îcâza kıldı iktifâ... Behre-dâr etti Arapça bilmeyen müminleri, Hikmet-i hükm-i ehâdîs-i Nebi’den. Ni‘mezâ! Nef'i şâmil, feyzi kâmil böyle bîr Türkî eser İntiba etmiş eğer varsa cihana es-salâ Revnak-ı taht-ı hilâfet, ruh-i cism-i saltanat, Hâmi-i irfan-ı ümmet, hüsrev-i ferman-reva,

