Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
112 Kenzü’l -İrfan Fî Ehâdis-i Nebiyyi’r-Rahmân 969. Âhir zamanda bir takım âbid zuhûr eder ki [ortaya çıkar kİ], ferâiz-i diniyesini [dinî farzlarını] olsun öğrenmemiştir. Kezâlik [aynı şekilde] bazı kurrâya tesadüf olunur ki fısk ile âlûdedir. [Bazı Kur’an hafızları da günahlara bulaşmışlardır.] 133.BAB: SU VERMEK 970. Sadakanın efdali muhtaç olanlara su içirmektir. 971. Hiçbir sadaka yoktur ki, su içirmek gibi bir ecri-azîmi müstelzim olsun [büyük mükâfatı gerektirsin]. 972. Susuz kalan bir şahsı su ile doyuran kimse İçin, cennet kapısı güşad olunur [açıl»r] 973. Susuz bir mümini sakyeden [su içiren] kimseye; Cenab-ı Allah cen net şarabından ihsan eder. 134. BAB: RÜYA VE MÜJDELER 974.Tahkîken risalet ve nübüvvet [peygamberlik] münkatı* oldu [ke sildi], Benden sonra dünyaya resul ve nebi gelmez. Ancak mümin-i kâmi lin, âlem-i manada [mana âleminde] gördüğü mübeşşirât [müjdeler;] yani rü’ya-yı sâliha [sâlih rüyalar] münkatı1 olmaz. Bunu ecza-yı nübüv vetten bir cüz [Bu rüyaları peygamberliğin kısımlarından biri] maka mında kabul ve telakki ediniz [alınız]. 975. Benden sonra nübüvvet kalmaz. Lâkin rü’ya-yı sâliha bakidir. 976. Rü’ya-yı sâliha, nübüvvetin kırk altı cüzünün birisidir. Zira aleyhissalatu vesselam Efendimiz müddet-i nübüvveti [peygamberlik süresi] olan yirmiüç sene zarfında, o evâmir-i ilâhiyeyi [ilahi emirleri] altı mâh [ay] rüya ile ahz u telakki buyurmuştur [vahyi almıştır]. Altı mâh ise, yirmi üç senenin kırk altı cüzünden bir cüzdür. 977. Âlem-i manada [Rüyada] beni gören, hakikatte beni görmüştür. Zira şeytan bana temessül edemez [benim suretime giremez].

