Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
68 Görünenler ve görünmeyenler: “Görmeyenle gören, karanlıklarla aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz. Dirilerle ölüler de bir değildir. Allah di- lediğine elbette işittirir; ama sen kabirlerdekilere de işit- tirecek değilsin!”1 “Gören” kelimesi mü’mini, “kör” kelimesi kâfiri, “aydın- lık” îmânı, “karanlıklar” küfrü, “gölge” rahatlığı ve huzûru, “sıcak” sıkıntıyı ve yakıcı ateşi, “diriler” mü’minleri, “ölüler” kâfirleri anlatmak için kullanılmıştır. Zîrâ mü’min önün- deki açık yolu (dünyâ hayâtından sonra yeni bir hayâtın başlayacağını) görmekte, inkârcı ise bunu görmemektedir. “(Onlar) gayba îmân ederler, namazı kılarlar, ken- dilerine verdiklerimizden hayra harcarlar.”2 Bunlar hakkında bilgi alınabilecek iki kaynak vardır: Vahiy ve ilham. Akıl, ancak bu iki kaynaktan alınacak bilgiler üzerine tefekkür yoluyla açıklamalar getirebilir. 1 Fâtır, 35/19-22. 2 Bakara, 2/3. Ufukta Görünen

