Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
44 Efendim, ümmet içinde vahdeti sağlayan biriydi. Çünkü iki husûsu çokça sorardı. Usûle riâyet ediliyor mu? İhvânın beynleri, arası nasıl? İçinde bulunduğu toplumu, Kur’ân ve Sünnet iklîmi- ne çekerdi. İlâhî mesajı, Nebevî ahlâkı her tarafa yayardı. Mübârek gözlerini bu hizmette kaybetti. Gündüzleri kitapları araştırdı. Geceleri yazdı. Vücûd-ı saâdetlerini Hakk Teâlâ yolunda eritti. Sohbetlerini kısa tutması gerekirken dok- torlara göre, en az iki saat görüştü. İstikametin önderiydi. Tasavvufu târifte, îmânı ne ka- dar güzel beyân buyuruyordu. Lâ İlâhe İllallâh lisânen ikrar ve kalben tasdîk ile İslâm’ı tesis eden iki cümle-i şerîfedir. Lâ İlâhe İllallâh İslâm’ın etemmi, Muhammedün rasû- lüllâh mütemmimidir. Lâ İlâhe İllallâh ikrâr-ı vahdettir. Muhammedün resûlüllah tasdîk-i risâlettir. İbâdetleri ihsan ölçüsünde yapmayı târif ederken, Hakk Teâlâ’yı görür gibi yapmanın örneğini de gösteriyordu. Kıldırdığı bir akşam namazının zevkini, haşyetten doğan Yaşasaydı…

