Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
26 En’âm Sûresi’nin 75-79. âyetlerinde İbrâhîm (as)’ın Rabbimizin varlığını isbâtı, seyr ü sülûkün kırk günde ta- mamlandığına örnektir. Yıldızın, ayın ve güneşin doğup batmaları, ezelî ve ebedî olan Rabbimize vuslatın, kavuş- manın isbâtıdır. Bu misâllerle bize yol gösteren İbrâhîm (as) seyr ü sülûkün, Rabb-i Zü’l-Celâl’imize kavuşmanın hakîkatini bildirir: “Doğrusu ben, yüzümü Hanîf, Allah Teâlâ’yı birleyici olarak tamâmen gökleri ve yeri yara- tan Allah Teâlâ’ya çevirdim. Ben müşriklerden değilim.”1 Sihirbazların iplerini sopalarını Mûsâ (as)’ın mûcize olarak kendisine verilen asâsının yutmasının netîcesi sihirbazla- rın secdeye kapanıp, “Mûsâ ve Hârûn Aleyhimesselâm’ın Rabbine îmân ettik”2 demeleri seyr ü sülûkün bir anda tecellîsidir. Ashâb-ı Güzîn’in, Efendimiz’i (sav) görmesi seyr ü sülûkde zirveye ulaşmaya misâldir. Ğaybe îmanları olan mü’minlerin, mürşid-i kâmilin terbiyesinde, îmanda yakîne ermesi (tereddütsüz îmânı) inançta seyrdir. Rabbimizin muhabbetine kavuşmaktır. İbâdete şâibe, riyâ, süm’a, ucüb, kibir karıştırmadan ihlâ- sa ermek ibâdet ve tâatte seyrdir. Ahlâkın ahlâk-ı hamîde olması, huy ve karakterde seyrdir. İlmin mertebelerini geçip, ilme’l yakîn ve Hakka’l yakîne ulaşma, ilimde seyrdir. İlmin, yaşanır hâle gelip, sırlarına mazhariyettir mâlûmatta seyr. Yûnus Emre’nin şerîat, tarîkat, mârifet ve hakîkat esasla- rını belirtmesi, irfanda (Hakk Teâlâ’yı tanımada) terakkî, gelişme seyridir. Nefsin, rûhun ve sırrın mertebelerini geç- me, kemâlâtta bir seyrdir. Enfüste, kendi içimizde seyrdir. Âleme gelişin amacı da budur. “Kesb-i kemâl, Seyr-i Cemâl”, (olgunluğu elde etme ve İlâhî Cemâl’i seyrdir.) 1 En’âm, 6/79. 2 Tâ-Hâ, 20/70.

