Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
13 rinin râzı olduğu şekilde muvaffak kılan Allâh’a hamd olsun” buyurmuştur. Bence ve senceler yorar bizi. “Ey îmân edenler, Allâh’a itâat edin. Peygambere ve sizden olan emir sâhiblerine de itâat edin. Eğer bir şey hakkında çekişirseniz onu Allâh’a ve peygambere döndürün, eğer Allâh’a ve âhiret gününe inanıyorsanız. Bu, hem hayırlı, hem netîce i’tibâriyle daha güzeldir.”1 Bakış açısı çok mühim. Mevlânâ (ks), “İnsan, göz- den ibârettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir. Baş gözü, dâimâ bedeni görür; can gözüyse, hünerli cânı. Göz sağlam oldu mu aslı görür. Fakat insan şaşı olursa aslı değil de fer’i görür ancak. Bir bakış vardır, iki fersahlık yolu görür; bir bakış vardır iki âlemi de görür, pâdişâhın yüzünü de.” Şaşı gözler bile ameliyatla düzelir. Kur’ân-ı Kerîm hastânesinde tabîb olan mürşid-i kâmilin tedâvisiyle, sağlam bakar gözler. İnsanoğlunun başından geçmesi muhtemel bütün hâdiseler geçer Kitâb-ı Kerîm’de. Kur’ân-ı Kerîm’in tefsîri mâhiyetinde olan Hadîs-i Şerif’ler istikâmet tâyin eder bize. Yıldızlara benzetilen Ashâb-ı güzîn ve sâlihler aydınlatır gecemizi. Işık alıp ışık saçanlara ne mutlu. “Âlimlere uyunuz. Zîrâ onlar dünyânın (doğru yolu gösteren) ışıkları, âhiretin kandilleridir.” (Hadîs-i Şerîf) Fırtınalı havada boğulmamak için deryâda gelin bi- nelim gemiye. “Ehl-i Beyt’imin örneği Nûh’un gemisinin misâli gibidir. Her kim ona binerse kurtulur ve her kim de ondan geri kalırsa suya gark olur.” hadîs-i şerîfi’nin izâhın- da, zamânın kutubları da aynı mesâbededir der müellif, kitâbının şerhinde.2 Gelin! Hep berâber çıkalım sâhil-i selâmete. 1 Nisâ, 4/59. 2 Feyzu’l-Kadir, c.2, s.519.

