Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
---------------------------------------------------- Züleyhâ'nın Kadınlan / 71 rahatça oturup yaslanacak bir yer hazırladı. Her bi rine birer de bıçak verdi. (Yûsuf'a): “Çık karşılarına!” dedi. Şimdi onfar bunu görür görmez kendisini büyük bir varlık ola rak tanıdılar. Hayranlıklarından ellerini kestiler: “Al lah’ı tenzih ederiz. Bu bir beşer değildir. Bu çok şe refli bir melekten başka bir şey değildir.” Züleyhâ onlara bir ziyâfet hazırladı. Ellerine kavun gibi bıçakla kesilip yenilecek şeylerden verdi ve her bi rine de birer bıçak verdi. Yûsuf’u da en güzeli bir şekil de hazırladı. Onlar geldiği vakit bu hâliyle onlara görün mesini söyledi. Yûsuf o hâliyle ayın ondördünden daha güzeldi. Bazı ulemâ dediler ki: Bizim melekleri yaratıldıkları sûrette göremeyişimiz Allah’ın bize eltâf-ı sübhâniyesi cümlesindendir. Çünkü onlar o kadar güzel sûretlerde yaratılmışlardır ki eğer onları görsek gözlerimiz gider, ruhlarımız giderdi. Bu sebeple Rasûlullah vahiylere rüyâlarla ünsiyet ettirildi. İnsan, meleği aniden görmeye beşerî, kuvvetleriyle tahammül edemez. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem- de nübüvvetinin ilk günlerinde Cibril’i aslî suretiyle görünce bayılıp düştü. Ondan sonra melek insanı sûre- tinde gelmeye başladı. Yûsuf, Mısır sokaklarında gezerken yüzü güneş gi bi parlardı. Allah’ın Âdem’i ilk yarattığı gündeki hâline

