Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
54 / Hazret-i Yûsuf sâyesinde müstahak kılınmıştır. Süleyman -aleyhisse- lâm- o büyük saltanatına ince anlayış ve mantıku’t-tay- rı bilmesiyle, Yûsuf -aleyhisselâm- sıkıntılardan, zin danlardan kurtuluşa ve saltanatına ilm-i tâbiri bilmesi sâyesinde nâil kılınmıştır. İlm-i tevhîdi bilen mârifetulla- ha eren bir kimse nasıl olur cehennemden kurtulmaz? İşte Cenâb-ı Hak, Yûsuf’un o ilim sâyesinde zin danlardan kurtulduğunu beyân buyurduktan sonra: “İşte ihsan erbâbını biz böyle mükâfatlandırı rız!” buyuruyor. Bazı büyükler bu âyet-i kerîmeyi; talep, müridlik cehd ü gayret, riyâzat ile nefsini güzelleştirip ıslâh ede rek ihsan ehillerinin arasına sokan ve onların meclisin den ayırmayan kimseye işâret olarak îzah etmişlerdir. Allah da ihsan erbabını sever. Allah’ın sevdiği bir kimse de iki cihan saâdetine nâil olur. Hadîs-i şerifte vârid olmuştur ki: “Allah bir kulu sevdiği zaman Cebrail'e nidâ eder: “Allah filânı seviyor, sen de sev." Onu Cibril sever ve semâ ehline nidâ eder: “Muhakkak ki Allah filânı sevi yor, onu siz de seviniz." Onu semâ ehli sever. Sonra onu ehl-i arza sevdirir.’’30 30. Buhârî ve Müslim

