Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 / Hazret-i Yûsuf 33 yaşında idi. Vefat ettiğinde de 120 yaşında bulunu yordu. Bazı haberlerde Allah'ın şöyle buyurduğu bildiril miştir: “Ey Âdemoğlu! Sen bir şey murâd edersin, ben de murâd ederim. Ve ancak benim murâd ettiğim tahakkuk eder. Eğer sen benim murâdıma teslim olursan senin murâdını sana veririm. Eğer benim murâdım hususun da benimle münâzaa edersen (çekişirsen) senin murâ dını başına geçiririm. Sonra yine benim murâdım ta hakkuk etmiş olur.” Allah teâlâ ile olan âdâb cümlesindendir ki, kul Al lah’ın, vaktine göre izhâr ettiği tecelliyâtına teslim olup gayrilerin dedi-kodularıyla gönlünü bulandırmamalıdır. Allah teâlâ bu âyet-i kerîmede ilmi medh, cehli zemm etmiştir. Cenâb-ı Hakk’ın, ilmi en büyük nimetler cümlesinden olarak en başta zikr etmesi de büyük ehemmiyeti hâizdir. Bundan sonra: “Fakat insanların ekserîsi ilim sahibi değildir, bilmezler, cehl içinde dirler.” buyurmuştur. Bundan anlaşılan ise insanların pek azının âlim olabileceğidir. İlim iki kısımdır: İlm-i şeriat, İlm-i hakikat. Her birisi kendi yerinde kıymetlidir.23 Haberde vârid olduğuna göre: 28. Rûhu'l-Beyân 2/152

