Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
172 / Hazref-i Yûsuf nın tâbirini sûrenin yüzüncü âyetinde beyân olunduğu şekilde söyledi. Yûsuf -aleyhisselâm- babasını ve anası yerinde olan teyzesini84 tahtına oturttuğu zaman Nebîlik şanına yakışır bir şekilde: 84. Yûsuf -aleyhisselâm-’ın anası Râhil Bünyâmin’in nifâsında ölmüştü. 85. Safh: Kendine kötülük edene cezâ vermeye muktedir olduğu vakit affedip geçivermek, demektir. - Babacığım şeytan benimle kardeşlerimin ara sını bozduktan sonra Rabbim beni zindandan çıka rıp bana ihsan etti ve sizi çölden buraya getirdi, de di de kardeşlerini mahcup etmemek için kuyuya atıldı ğının sözünü etmedi ve kardeşlerini itham etmeyip su çu şeytana yükledi. Afv u safh tamamca olsun diye böyle yaptı. 85 Ayrıca zindandan çıkmayı nîmet olarak zikretti. Çünkü orada kâfirlerle berâber idi, kuyuda Cebrâil ile berâber idi. Kuyuya atıldığında çocuk idi, zindanda iken genç idi. Kuyuya atıldığından bu yana kırk sene geç mişti, zindan hayâtı ise daha yakındı. Melik, Yûsuf’u zindandan çıkarmak için çağırdığında da haberciye “Efendine dön de o ellerini kesen kadınların derdi ne idi?” demiş de Züleyhâ'nın ismini söylememişti. Lokman -aleyhisselâm- dedi ki: Dört bin nebinin kelâmlarını tetkik ettim, onlardan sekiz kelâm seçtim:

