Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Gözlerinin Açılması / 167 97 - 98. “(Mısır’dan gelen evlatları) dediler: Ey ba bamız, bizim için günahlarımıza istiğfar ediver. Biz hakîkaten suçlu idik. Yâkub -aleyhisselâm- da: “Sizin için Rabbime sonra istiğfar ederim. Hakîkat şudur ki çok günah örtücü, çok merhamet edici ancak O’dur.” dedi. & Bahrü’l-Ulûm Tefsirinde Şa’bî’den nakledilir ki: Yâkub -aleyhisselâm- “Sizin için sonra istiğfar ederim!” dedi. Yani Yûsuf’la görüştükten sonra eğer o sizi affederse istiğfar ederim. Çünkü burada mazlumun affetmesi şarttır, dedi, istiğfârı Yûsuf'la görüştükleri vak te kadar te’hir etti. Mısır’a vardıkları vakit cumâ gecesi seher vaktinde namaza kalkıp Allah’a duâ ve İstiğfar etti, Aşure gecesi idi, namazdan sonra ellerini kaldırıp: “Allah’ım! Yûsuf için feryatlarımı ve onun firâkından olan sabrımın azaldığını ve oğullarımın kardeşlerine yaptıklarını mağfiret eyle!” Yûsuf da arkasında ayakta bekliyor ve âmîn diyor du. Kardeşleri de onun arkasından huşû ile dinlemişler âmîn diyorlar ve ağlıyorlardı. Allah teâlâ vahyedip: “Al lah seni ve onların cümlesini mağfiret etmiştir.” buyur du. Yâkub vefâtına kadar yirmi sene boyunca her cumâ gecesi aynı şekilde istiğfar etmeye devam etti.

