Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Sabr-ı Cemîl / 149 Yâkub’un, Yûsuf’a hasretinden ağlaya ağlaya göz leri gitti. Bunun sebebi, diğer oğullarına da baka baka hüznü ve kederi daha ziyâde olmaması içindi. Bir de Cemâl-i İlâhîyi seyretmesi ve ancak onunla müteselli olması içindi. Hadîs-i Kudsî’de Allah Teâllâ şöyle buyurdu: - Ey Cibrîl! Gözlerini aldığım bir kulumun mükâfatı nedir bilir misin? Cibrîl: - Seni teşbih ederim ya Rabb, bize öğrettiğinden başka bildiğimiz yoktur. Allah teâlâ buyurdu: - Onun mükâfatı ebediyyen cennette kalmak ve cemâlimi seyretmektir. Bazı büyükler demişlerdir ki: Yâkub’un bu âmâlığı ona Yûsuf’un zâhirdeki cemâ lini seyretmek zevki yerine, Yûsuf’un, cemâl-i mutlakın mazharı bulunduğu cemâl-i Yûsufîsini, yani onun güzel liğinin zeval bulmayan cihetini dâimî olarak seyretmeyi kazandırmıştır. Çünkü Cenâb-ı Hak meclâ-yı77 Yûsufîde cemâl nurlarıyla tecellî etmişti. Babasının Yûsuf’u fazla sevmesinin sebebi bu idi. Fakat, hüsn-i mutlak olan Ce- nâb-ı Hak’tan cüz’î bir sehvin (unutkanlık) cezâsı olarak Allah, Yûsuf’un zâhirine nazar eden gözlerini aldı. 77. Meclâ: Tecellî edilen yer, mahal demektir. Burada işâret vardır ki, kul âlemin zâhirine nazar ettiği zâhirî gözden ve gördüğünden fânî olmadıkça,

