Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Dünya Hayalı / 27 gündüzün ona (don kasırga ve sel gibi) emrimiz geli vermiştir ki, sanki dün de yerinde yokmuş gibi onu tâ kökünden koparılıp biçilmiş bir hale getirmişizdir. İşte biz iyi tefekkür eden bir kavim için âyetleri böyle açıklarız. Allah selâm evine, cennete çağırır ve O kimi di lerse onu sırât-ı müstakime hidâyet eder.” Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile dünya hayatı ne- bâtata teşbih olunmuştur. Çünkü yeryüzüne yağmurlar yağınca; toprakdan yeni çıkmış, henüz neşv ü nemâ bulmamış, nemaya istidadı olan otlara yağmur suları karışınca yeryüzü ziynetini takınır, adeta bir nev-arûsun envâ-ı ziynetlerle tezeyyün ettiği gibi nebatatın her bi rinde zuhûr eden beyaz, sarı, kırmızı ve siyâh. çiçeklerle bütün dünya ziynetlenir, bağlar ve bahçelerde enva-ı meyveler zuhûr eder. Şu halleri bağların ve tarlaların sâ- hipleri görünce birçok menfaatlere nâil olacaklarını ümid ederler. Sonra Allah Teâlâ şiddetli rüzgâr, dolu, yahud sel suyu gibi âfetlerle gece veya gündüz her şeyi mahveder. Sanki dün hiç bir şey bitmemiş gibi olur. Emekler zâyi olup bütün hasılat harap olunca sahibi son derece mah zun olur. İşte şu mahzûn olan kimse gibi dünyaya mağrur olan ve muhabbet edenlerin akıbetleri hüzn ü kederden başka bir şey olamaz. Zirâ bu misilli kimselerle Ölüm ge lip bütün mülkünü terkedip, emekleri zâyi olup, dünya hırslarından dolayı amel-i salihden mahrûm olduklarını görünce esefden başka bir şeye nâil olamazlar. Fakat o vakitte nedamet ve esef de fayda vermez. Çünkü geçmiş geri dönmez.

