Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İman ve Sekinet / 193 altında cereyan etmektedir. Bu sebeble O’na tam inan ve emirlerine tam sarıl. Tevekkül, her işde Allah Teâlâ’ya tam inanmak ve güvenmekdir. Tevekkülün mahalli kalbdir. Yani tevekkül bir kalb işidir. Zahirde tedbirini almak kalbin tevekkülüne münâfî değildir. Takdir Allah'ındır. Bir şey zorlaşırsa yine O'nun takdiri iledir. Bütün kullara gereken, ancak Allah’ı ma’bûd tanımakdır, O’na tam manasıyle iman ve itimad etmektir. Makam, mansıb, akıl, mal ve evlada itimad ve tevekkül her zaman iyi netice vermez. Çünkü bunlarda ayrıca onları halkeden ve rızıklarını tekeffül eden Allah’a muhtaçdırlar. Hadisde vârid olmuştur ki: Yeryüzünde ekili hiç bir ekin, ağaçlarda bitmiş hiçbir meyve yoktur ki üzerine: “Bismiiiahirrahmanirrahim. Bu filan oğlu filanın rızkıdır” diye yazılı olmasın. Allah rızıkları cesedlerden bin sene evvel yaratıp sema ve arz arasında yaymış, rüzgarlar onlara vurup meşrık ve mağrıb arasını doldurmuşlardır. Mahlûkattan nicelerinin rızıkları binbir yere,, kimisinin yüz yere, kimi sinin ki kapısının önüne düşmüştür. Sabah akşam gidip onları toplayacakdır. Sen rızkını nasıl arıyorsan o da seni aramaktadır. İbadetlerin efdali, tevekkül makamında tevekkülü tam yapmak, rıza makamında rızayı tam yapmak, fenâ makamında fenâyı tam yapmaktır. Bütün ibadetlerde bu minval üzere devam edilmelidir. Lâkin hakikatte ibâdet, âdetleri terk, nefse muhalefet, mücâhedelere devâm, Allah’dan gayrilerden, masivâdan kesilmektir. Kul böyle-

