Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
186 / Yûnus Sûresi ve Hûd Sûreleri Tefsiri kaldırmaya muktedir oldukları halde yapmazlarsa Allah Teâlâ onu yapanlara da, mani olmayanlara da azab eder" duyurulmuştur. Araları ndasıdkuyakîn erbabından emr-i bi’l-ma’ruf, nehy-i ani’l-münker yapan bir kimse, yahud bir cemaat bulunmayan bir topluluk fesad üzerinde içtima etmişler ye helak olacaklar demektir. Fukahâ demişlerdir ki, Allah’ın hukuku gayet kolay lıkla hallolunmaya, kulların hukuku ise gayet zorlukla hallolunmaya mebnîdir. Her ikisi birden bahis mevzuu oldukda kulların hukukunu daha evvel düşününüz. Bir belâ geldiğinde, sebebinin aslı araştırılırken bir topluluğun evvelâ birbirlerine muamelelerindeki hıyanet lerine ve yekdiğerlerine ezâ ve zulümlerine bakılır. Bazı büyükler demişlerdir ki, şirkin cezası umumi yetle âhırete bırakılmakla, mülk şirk ile devam eder fakat zulm ile devam etmez. Düşünmek gerekir ki, Nûşirevân adi ile, Hâtem ise cûd ü sehâ ile şöhret buldular.92 Hattâ adi Nûşirevân’ın lâkabı olmuştur. Bu da halkına zulmü, çevri olmadığı, adli zâhir olduğu için olmuştur. Yoksa sadece medh ü senası için değil. Hem de Nûşirevân öldüğü vakit bütün memleketi dahilinde tabutu dolaştırılmış ve: 92. Mü’min olmadıkları halde. 93. Ruhu’l-Beyan:2/132 - “Üzerimizde hakki olan varsa gelsin!” diye nidâ ettirilmiş, fakat kimse çıkıp da “benim onda bir dirhem hakkım vardı” dememiştir.93

