Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Zâlimlere Ulaşan Azâb-ı İlâhî / 169 100-105 - “Sana kıssa olarak bildirmekte olduğu muz bu heberler, helak olmuş köylerin00 haberlerin- dendir ki onların kiminin izleri ayakda kalmış, kimi de biçilmiş ekin gibi olmuştur. Biz onlara zulmetmedik. Onlar kendi kendileri ne zulmettiler. Binaenaleyh Allah’ı bırakıp taptıkları tanrılar Rabbinin azab emri geldiği zaman onlara hiç bir fayda vermedi, ziyanlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı. Rabbinin yakalayışı, ahalisi zulmeder halde bu lunan karyeleri yakaladığı zaman, işte böyle olur. Şüphesiz ki, onun yakalaması pek acıklıdır, pek çe tindir.81 Bunlarda, ahıret azabından korkanlar için kafi birer ibret vardır. O gün, bütün insanların bir arada toplanmış olacakları bir gündür. O, herkesin hazır olup görecekleri bir gündür. Biz o günü ancak sayılı bir müddet için gecikti riyoruz. Muhakkak gelecek olan o günde, Allah’ın izni olmaksızın hiçbir kimse konuşmaz. Artık onlardan kimi şakî, kimi do saîddir.” ' Kıyâmet günü, dünya seneleriyle bin seneye muadil 80. Bu helak edilen yerlerin her biri büyük memleketler olduğu halde Ce- nâb-1 Hak, helaki hak etmiş bu şehirlerin şanını düşürücü ifade ile köy manasına karye diye buyuruyor. 81. Buhâri ve Müslim'in, Ebû Musa el-Eş’ari-radıyallahu anh-'den tahric et tikleri bir hadis-i şerifde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- “Allah zalime muhakkak ki mühlet verir de onu yakalayacağı zaman göz açtır- maksızın ansızın yakalar" buyurmuş ve sonra bu âyeti okumuşlardır.

