Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
156 / Yûnus Sûresi ve Hûd Sûreleri Tefsiri - Bu, Allah’ın yetmiş sene evvel cehennemin üst ta rafından attığı bir taşın sesidir ki dibine şimdi varmıştır. ” Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve selfem- kelâmını bi tirince münafıklardan bir münafıkın evinden büyük bir feryad işitildi. Yetmiş yaşındaki bir münafık o vakit ölmüş, Öldüğü vakitde cehennemin en derin yerine gitmişdi. Cenâb-ı Hak da onlara ibret olması için onu işittirmişti. t Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyur muşlardır: İsra ve Miraç gecesinde üçüncü kat semada konul muş bir taş gördüm. Cibril’e bunun mahiyetini sordum. Cibril, “Ondan sorma” dedi. Ben oradan geçtikten bir müddet sonra tekrar ona rastgelip üzerinde durdum ve dedim ki, "Bu taşın mahiyyetini bana haber ver. ” Cibril, “Bu taş Lut kavmine atılan taşlardan ayrılan ve arta kalan bir taşdır. Ümmetinin zalimlerine hazır beklemektedir’’ dedi ve: ■¿-«i ¿J ikil ¿^ ¿aIî j “O zalimlere çok uzak değil dir” âyetini okudu. Bilesin ki zulm; her kalbe yağdırılan kasvetin netice- lerindendir. Bir kimsenin kalbi ne kadar katı, yani kasvetli ise zulmü o nisbettedir. Bir kimsenin kalbinin kasveti ne kadar artarsa necata erme ümidi de o kadar azalır ve kahr u celal semasından inen kasvet taşlarıyle helak olur.

