Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Nûh Aîeyhisselâm ve Kavmi / 141 vercin yeryüzünde konacak bir yer bulamayıp gagasına aldığı bir zeytin yaprağını getirdi. Nuh -aleyhisselâm- suyun azalıp ağaçların bittiğini anladı. Sonra tekrar gön derdi. Bir yere konduğunda ayakları kırmızılarına kadar yere battı, çamurlu ayaklarıyle geri dönüp geldi ve ayak larını gösterdi. Nuh -aîeyhisselâm- yeryüzü hakkında bir bilgi edinip güvercini tebrik etti. Ona boynundaki yeşilliği verip emniyetde olması için duâ etti. Bu sebeple evlere ısınır. Karganın da korkak olması için dua etti, o da evlere ısınmaz ve herkes kargayı uğursuzluğun alameti olarak kabul eder. Arablar “gurbet” kelimesini onun isminden yapmışlardır; ayrılık kargası derler. Çünkü o, Nuh -aley- hisselam-’dan ayrıldı, bir daha geri dönmedi. Nuh -aîeyhisselâm- berâberindekilerle gemiden Âşûrâ günü indi. O gün oruç tuttu ve Allah’a şükür olmak üzere maiyyetine de oruç tutmalarını emretti. Azıkları artmıştı. Birisi bir avuç buğday, diğeri bir avuç mercimek, diğeri bir avuç nohut getirdi. Yedi çeşit hububat ile Nuh -aîeyhisselâm- onlara yemek pişirdi. Hepsi nebîlerinin bereketiyle doydular. Tufandan sonra yeryüzünde pişirilen ilk taam budur. insanlar bunu Âşû- ra günleri için adet edindiler ki, yapanlar için ecr-i azim vardır. Fakirleri ve miskinleri de doyurmak lazımdır. Zik- rolünduğuna göre Allah Teâlâ Âşûrâ gününde zemzemi diğer sularla beraber akıtır. O gün gusleden kimse bir sene boyunca hastalık görmez. Er-Râvzu’l-Faik’de bu şekilde yazılıdır.74 74. Ruhu'l-Beyan: 2/93

